"live on borrowed time" kelimesinin Türkçe anlamı
"live on borrowed time" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
live on borrowed time
US /lɪv ɑn ˈbɑr.oʊd taɪm/
UK /lɪv ɒn ˈbɒr.əʊd taɪm/
Deyim
ödünç alınmış bir zamanda yaşamak, ekstra zamanda yaşamak
to continue to exist or function after the time when one would normally have died, ceased, or been replaced
Örnek:
•
After the accident, he felt like he was living on borrowed time.
Kazadan sonra, ödünç alınmış bir zamanda yaşıyor gibi hissetti.
•
The old factory has been living on borrowed time for years, and now it's finally closing.
Eski fabrika yıllardır ödünç alınmış bir zamanda yaşıyordu ve şimdi nihayet kapanıyor.